Türk Milletinin binlerce yıllık kadim tarihindeki Aile Töresi nasıl bozuldu

Son yıllarda, aylarda ve günlerde Sıkça Duyduğumuz serzeniştir

TÜRKLERDE AİLE YAPISI BOZULUYOR.!!

Önce Ailenin tanımını hatırlayalım
Aile, kadın ve erkek tarafından, karı koca olarak kurdukları bir kurumdur.
Çocukların katılmasıyla “Çekirdek Aile” dediğimiz aile yapısı oluşur, Resmi nikah ile de aile kurumunun yasal dayanağına kavuşur.

Aile saygı, sevgi, aşk, dayanışma, korunma, şefkat,mutluluk, ahlak ve cinsellik gibi birçok iç güdüsel ve toplumsal kavramın içinde olduğu bir kurumdur.

Buraya kadar TAMAM da

Peki nerede GELENEKLER,TÖRE
töre derken bugünün sığ anlayışının ürünü çağdışı bir TÖRE demiyorum
Türk milletinin binlerce yıllık kadim tarihinde ki AİLE TÖRESİ,
Bugün kaçımız buna vakıfız ve bu doğrultuda yaşıyoruz…
Zerrece şüphem yok ki,
Çok az…

Tarihte TÜRK AİLE YAPISINI

4 Dönem içinde bakmak bana çok daha akılcı ve mantıklı geliyor,

1. İslamiyet öncesi ŞAMAN inancında ki TÜRK AİLE yapısı

2. İslam inancını kabul eden Türklerin Selçuklu dönemi TÜRK AİLE yapısı

3. Osmanlı Dönemi TÜRK AİLE yapısı

4. Cumhuriyet Dönemi Türk Aile yapısı

Şamanist Dönemde TÜRK AİLE YAPISI.

Türkler bin yılık İslam geleneğinden önceki binlerce yıllık Şamanist yaşamda da aileye çok önem verirlerdi.
Gök Tanrıya inanan, ruhban sınıfının olmadığı Şamanist gelenekten, binlerce yıldan günümüze gelen Yaratılış Destanındaki Ak Ana,
Oğuz Destanındaki Oğuzun karısı hep kutsal birer kadındır.
Türk mitolojisindeki güzellik ilahesi Ayzit namus ve fazileti temsil ederdi.
Eski Türklerde ailenin dört derecesi vardı:
Boy, soy, törkün
(bir evde oturan asıl aile),
ve bark, yani evlilik çağına gelen delikanlının kahramanlık imtihanı vererek yeni bir yuva kurması.
Eski Türklerde ailede ana soyu ile baba soyu kıymetçe birbirine eşittitir
İslamiyet öncesi Şamanist gelenekte yaşarken Türklerde evlenen kadın ve erkek mallarını birleştirerek ortak bir ev kurarlardı.
Ne erkeğin baba ocağında ne de kızın törkününde oturmazlar yeni bir ev kurarlardı.
Yani bark sahibi olurlardı. “Ev bark sahibi olmak” deyimi görüldüğü gibi binlerce yıl önceki Türkçe’den bugüne geliyor,
Eski Türklerde aile yapısı demokrattı ve Şamanizm nedeniyle, hatta feminist bir yapıya sahipti, diyebiliriz.
Türklerin feminist olmasına başka bir sebep de eski Türklerce Şamanizmin kadındaki kutsî kuvvete dayanmasıydı.
Orta Asya’daki eski Türklerde tek eşlilik vardı.
Bunu tüm yazılı kaynaklardan biliyoruz
Orta Çağda Çin,Moğolistan ve Türkistan’a giden,1254-1323 yıllarında yaşamış Venedikli seyyah Marco Polo Türk kadınları için şöyle der “Türk kadınlarından daha çok eşine bağlı, sağlam ve değerli hiçbir millet kadını yoktur
Türklerin dünyada başarılı yapan kadınlarının özelliğidir”
O zamanlarda kadın ile erkeğin bir arada yaşaması,kaç göç olmayışı diğer bir deyimle kadının tecrit edilmemiş olması çok önemlidir.
O dönemlerde Türk aile yapısı o kadar saygılıydı ki,
Demiri tutan el Erkek ise örs,ü vuran el kadındı denilecek kadar kıymetliydi…

SELÇUKLU ve OSMANLI DÖNEMİN,DE TÜRK AİLE YAPISI

Türk tarih ve edebiyatının çok önemli eseri olan 1070 yılında Yusuf Has Hacip tarafından yazılmış bir bilgelik kitabı olan Kutadgubilik’te aileye verilen önemin üstünde durulmuştur.
Kitabın bir çok
Bölümlerinde aile ile ilgili öğütler var
Onuncu yüzyılda İslam dinine geçişimizden sonra Şamanist ailedeki kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu ailede kadının hakları giderek,
Atatürk’ün devrimlerine kadar, geriye gitmiştir.
Selçuklu ve Osmanlı’nın kuruluş yıllarında halk Şamanist kültürün ve İslam’ın, medreseli yani okumuşlar, İslam medeniyeti etkisinde kalarak aile yapısı değişmiştir.
Özellikle Yavuz Sultan Selim,in 1517’de hilafeti almasından sonra, Arapların Cahiliye devrinin geleneklerinin,
ilerdeki yüzyıllara yansıyışı Osmanlı-Türk aile yapısını da etkilemiştir.
Bu olguyu anlayabilmek için
Ciddi ,tarafsız, ve milli şuur altında kitap karıştırmak gerekir.
İslamiyet’ten sonra Türk ailesi belirlemesi içinde tek tip bir Türk ailesi seçip çıkarmak mümkün değildir.
Bu dönemde Türk ailesinin kendine özgü yapısına kavuşmasında şu etkenlerin dikkate alınması gerekir.
Din Etkeni:
İslam dininin aile ve aile hayatıyla ilgili olarak bireylerin gücü ve sorumluluklarının belirlenmesinde önde gelen bir etken olarak düşünülebilir.
Diğer etkenleri şöyle sıralayalı mı.?Töre ve gelenekler,
coğrafi etkenler, kent kasaba ve köy etkeni, toprak sistemi.
Tüm bu etkenler Türklerin islamiyeti seçmesi ile o kadar etkilendi ki,
Türk araplaştıkça özünden uzaklaştıkça,
Benliği kayboldu
Sorgulama yetisini kaybetti
Tüm hayatını arap kültürünün dayatmasına teslim etti.
Düşünmenin yerini şükretmek aldı

VE…..
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK AİLE YAPISI :

Cumhuriyetin kuruluşu ve Atatürk’ün devrimleri ile Medeni Kanun İsviçre’den alınarak aile yaşamı hukuki açıdan yeniden biçimlendirilmiştir.
Kadın erkek kağıt üzerinde eşit duruma gelmiştir.
Toplumsal yaşamda Selçuklu ve Osmanlı’daki yan yana yaşayan, köylü kentli, zengin yoksul yaşam tarzı günümüze kadar gelmiştir.
Cumhuriyetin getirdiği Medeni Kanun sayesinde kadınlar,
diğer birçok ülkedeki gibi haklarına kavuşmak için savaşmak,
mücadele etmek zorunda kalmadan aile içinde eşit haklara sahip olmuşlardır.
Ancak kadınların çoğunun bu değişimi algılayamadığını düşünebiliriz aslında.
Bu gelişme miras hukuku ve aile yapısını parasal yönden etkilediyse de, Araplardan dinle beraber gelen adetlerden toplumumuza geçen ataerkil aile yapısı günümüze kadar gelmiştir.
Atatürk’ün vefatından hemen sonra ülkenin manevi ve maddi gelişmesinin vazgeçilmez koşulu olan devrim ilkelerinden, halktan gelen veya geldiği sanılan baskı karşısında ödün verilmeye başlanmıştır.
1938’den beri ülkenin içine düştüğü bunalımların hayalci siyasetçi ve demagojik politikanın sonucu olduğunu hiç kimse düşünememiştir.
Bu değişim sonucu kadının aile içindeki konumu özellikle kalkınamayan ve gerici kesimlerde gerilemiştir.
Türkiye’de günümüzde aile yapısı çok değişkenlik gösteriyor,
Bir taraftan genel olarak aile yüceltilmekte,ancak diğer taraftan aile içi kadına ve çocuğa karşı şiddet, ensest artmakta, iletişim araçları ve haber alma olanaklarının çoğalmasıyla, su yüzüne çıkmıştır
Farklı farklı sosyal medya platformları (TİKTOK,FACEBOOK,İNSTAGRAM,)
gibi olanlar,özellikle toplumun ahlaki yapısını inanılmsz derecede bozmuştur,
Küçücük kız çocukları memelerini açıp, seksi dans ettiklerinde sanıyorlar ki bu yaptıkları normal
Değil gerçekten değil.
Ruh hastalığı
Etkileşim uğruna yapılan bu tip edepsizlik davranışları gün geçtikçe çoğalıyor ve ne hazindir ki
“Çağdaşlık” anlayışının altında aileler buna çanak tutuyorlar..
Bu değişik anlayış ve yaşam tarzının getirdiği özentinin sonucu,
Boşanmaların ve evlilik dışı veya babasız doğumların artması olağanlaştırdı,
Bu değişim sonucunda aile önemini YİTİRMİŞTİR….

GÖKTÜRK GÜLER