Ben Neden TÜRKÇÜYÜM, Sen Neden TÜRKÇÜ Olmalısın

Ben Neden TÜRKÇÜYÜM !
Sen Neden TÜRKÇÜ Olmalısın !
Lütfen bu yazıyı OKU ! Düşün !

” TÜRKÇÜLÜK “

İttihatçılık ve ardından Atatürk’le birlikte yıllar sonra gündeme gelen Türkçülük 1940-2010 arasında ciddi bir kıyıma uğradı.
Osmanlı sonrası yeni temeli atılan Türk devletinin harcında özellikle kurucu Atatürk’ün etkisiyle Türkçülük çok fazla hissedildi
Bu akım aslında uzun süre sonra en etkili dönemini Atatürk devrinde yaşadı.
Sonrasında ise politik nedenlerle askıya alındı .Moda söylemde Türkçülüğün çıkış noktası İttihatçılar dönemi dense de bunun aslı yoktur Kökeni M.Ö 60 yılıdır.
Diğer bir söylemle Türkçülük akımı 2100 yıllık bir ömürle dünya üstünde ki en eski fikri akımlardan biridir.
Yazılı bir sistematiği olmasa da Türk hakanları yıllarca bu ideolojiyi gütmüş ve bunun sonucunda ise Türk devlet sayısı 130 u bulmuştur
Türkçülük ideolojisinin kurucusu ise literatürde Hun hakanı Çiçi Kağan olarak kabul edilmektedir
Hunların zayıfladığı bir dönemde idareyi elinde bulunduran Tanhu Ho-han yeh
(M.Ö.58-31) ve bazı beyler Çin idaresi altına girmek istemişti
Bunun üzerine,ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen temsilcilerle bir kurultay düzenlendi
Bu kurultayda Tanhu Ho-han yeh’in kardeşi Çiçi(Küçük),bağımsızlıktan yanaydı
Çiçi: “Böyle bir şey nasıl olur?
At üstünde savaşarak bu devleti kuran atalarımız,çarpışarak ve ölerek ülkemizi korudular,
İçimizde hala vatanı için ölmeyi göze alan yiğitler var.
Çin imparatorluğu belki bizden daha güçlüdür Fakat bize boyun eğdiremez.
Türkleri kendisine bağlayıp diz çöktüremez
Kurultay bittikten sonra bağımsızlık yanlıları Çiçi Yabgu liderliğinde ülkenin batı tarafına çekildiler.
Çinliler 70.000 kişilik bir orduyla Çiçi(Küçük) Kağan’ın üzerine yürüdü
Çarpışmadan önce Çin’li komutan Çiçi Kağan’a,teslim olmasını az bir kuvvetle kendisine karşı koyamayacağını bildirdi.
Çiçi Kağan,yanında bulunan 1.500 savaşçısıyla teslim olmayıp savaşmaya karar verdi
Savaştan önce askerlerine şöyle diyordu:“Boyun eğmeyeceğiz! Atalarımız bize bu topraklarla birlikte bağımsızlığı da emanet ettiler.
Savaşçılığımızla düşmanları titreten bir milletiz.
Korumakla yükümlü olduğumuz emanetleri,adi bir ömür uğruna değişemeyiz.
Bildiğiniz gibi savaşçıların kaderi ölümdür.
Biz ölsek de kahramanlığımızın şanı yaşayacak.
Çocuklarımız ve torunlarımız diğer milletlerin efendisi olacak…!
Yapılan savaşta Çiçi ve askerleri,bağımsızlık ideali uğruna kahramanca çarpışarak can verdiler
Bundan
2000 yıl sonra yine bir Türk,
Kadim Türk,ün son kağanı ATATÜRK “Bağımsızlık benim karakterim” diyerek çıkageldi.
” Ya istiklal ya ölüm” dedi.
Tıpkı Çiçi Yabgu gibi “geldikleri gibi giderler”diyerek Türk Milletine seslendi
Ezin ! Türkün gücüyle ezin
İşte bu nedenle biz Türkçüler
BAĞBUĞ ATATÜRK Deriz.
Bu olaylar Türk ve Türkçülük idealinin miladı sayılır.
TÜRKÇÜLER
M.Ö 60 dan bu yana bu idealler uğruna can verdiler/aldılar
Elbette ki o dönemden bu yana Türkçülük sadece askeri alanda devam etmedi.
Bilim ve aydınlığa da ışık tuttu.
Türklerin sadece savaş alanında değil yaşamın her alanında bileği bükülmez hale gelmeliydi.
İşte Buna TÜRKÇÜLÜK dendi.
1918 – 1938 arası 20 yıllık bir dönemde de Türklerin bileği hiçbir alanda bükülemedi.
Meydanlarda başlayan zaferler politikalara taşındı
Türkçülük bu son yüzyılda ciddi bilim adamları çıkardı.
Togan’la başlayan akım Sinanoğlu ve Sancar sonrasında kesintiye uğradı
Türkçü ve milliyetçi bilim insanları ordinaryus seviyelerinde dünyaya bilim alanında yön dahi veren insanlar oldular.
Türklerin tarihinden gelen bu akım son dönemler de Fransız ve Helen menşeli
“-izm” uzantılı çok ideoloji ile savaştı.
Yeri geldi emperyalizmin oyuncağı olmakla suçlandı Türkçülük.
Emperyalizmin sosyalizme karşı kullandığı silah olarak nitelendi.
Ancak o günün şartlarına bakılırsa bunun hata olduğu net görünür
Örneğin Boraltan olayını bilmeyen birinin “Türkçülük sosyalizme karşı emperyal silahı” demesi cehaletinin eseridir.
Kaldı ki genç cumhuriyetin dahi temeli olan bu kavrama sözde cumhuriyetçilern saldırısı ise tamamen cehalettir
Bir diğer suçlama ise Türkçülere faşist denmesidir.
Bunu yapanlar da yine sözde cumhuriyetçi cühelalardır.
Ordinaryusların devam ettirdiği bir akımı üç-beş kitap okuyarak yıkabileceğine inanan Cervantes Don Kişot’larıdır bunlar
Faşizmin terminoloji olarak bir tür devlet yönetim sistemi olduğunu bilmeyen birinin bir ideolojiye bunu söylemesi yine cehalet unsurudur
“Faşist” Türkçünün en “faşisti” Atsız’ın,faşist lider Mussollini’ye yazdığı davetiye şiirini bilmeyen biri bunu rahatlıkla ifade edebilir
Özetle faşist (!)
Türkçülük daha faşizm ortada yokken ,
M.Ö 60 da temelleri atılmış bir ideolojidir.
Ve son olarak diyorum ki
Nutuk 5. bölümde Atatürk İttihatçılık hakkında pek çok şey anlatmış…
Gözden geçirmenizi tavsiye ederim.!
NOT:
Şimdi
bu yazıyı buraya kadar okuduysanız !
Sadece Okuduklarınızı bir an Düşünün, Şah damarınıza iki Parmağınızla dokunun işte o Atan Damarının içinde ki AKAN KAN “Türkün Tarihidir ” korkma ve
TÜRK OL !
TÜRKÇÜ OL !
TÜRKÇÜ YAŞA !
TÜRKÇÜ ÖL !

GÖKTÜRK GÜLER
glrgktrk@gmail.com